Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon tıp dalı bireyin vücudunun çeşitli kısımlarının fonksiyonlarının yitirildiği veya bozulduğu durumlarına tanı koyup tedavi ederek hastaların yaşam kalitesini geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Özel Cihan Hastanesi fizik tedavi ve rehabilitasyon birimi ayaktan ve yatarak tedavi görmekte olan hastalara modern, etik ve yüksek nitelikte sağlık hizmet vermeyi temel amaç kabul etmiştir.

İleri teknolojik tıbbi cihazlarla donatılmış olan fizik tedavi ve rehabilitasyon birimimizde, tecrübeli uzman doktorlarımız ve fizyoterapistlerimizden oluşan ekibimizle hizmet verilmektedir.Hastaların ağrılarının giderilmesi, bağımsız hareket potansiyellerinin arttırılması, azami hareket kabiliyetinin yeniden kazandırılması için modern rehabilitasyon teknikleri uygulanmaktadır.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon birimimizde, ortopedik rehabilitasyon alanında spor yaralanmalarının rehabilitasyonu, kırık sonrası rehabilitasyon, menisküs ve bağ ameliyatı sonrası rehabilitasyonu, kalça ve diz protezi ameliyatı geçirmiş hastaların rehabilitasyonu gibi alanlarda hizmet verilmektedir.

Nörolojik rehabilitasyon alanında omurilik yaralanmaları, tam veya kısmi felçli hastaların rehabilitasyonu ;kas, tendon ve sinir yaralanmaları sonrası fizik tedavi ve rehabilitasyonu; bebek ve çocuklardaki serebral palsi vb. motor gelişimsel bozuklukların rehabilitasyon hizmeti verilmektedir.

Kas hastalıklarının rehabilitasyonu alanında eklem sorunlarının tedavisi, eklem kısıtlılığının açılması, bel ve boyun ağrılarının, fıtıklarının tedavisi, romatizmal hastalıkların rehabilitasyonu modern tedavi protokolleri uygulanarak yapılmaktadır

Osteoporoz ve dejeneratif eklem hastalıklarının rehabilitasyonu, omurga eğriliği tedavisi, solunum rehabilitasyonu, el yaralanmaları ameliyatları sonrası rehabilitasyonu gibi geniş bir alanda fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri de sunulmaktadır.

Serebral Palsi Nedir?

Serebral palsi, diğer adıyla beyin felci, doğum öncesinde, sırasında veya sonrasında merkezi sinir sisteminin hareket işlev alanlarının hasar görmesinden dolayı oluşan tablodur. Beynin oksijensiz kalması sonucu olabileceği düşünülmektedir. Tedavisi yoktur; ancak etkisinin en aza indirilmesi söz konusudur. Bu da, fizyoterapi, ergoterapi (iş ve uğraşı terapisi), cerrahi müdahaleler ve medikal cihazlama ile sağlanır. Serebral palsili çocuklarda güçsüzlük, sertlik, yavaşlık, titreme ve denge bozukluğu gibi pek çok sorun gözlenebilir ve bu sorunlar hafiften ağıra değişiklikler gösterebilir. Hafif tip serebral palside, çocukların bir kol veya bacağında belli belirsiz bir acemilik vardır ve çoğu kez tanı güçlüğü yaşanır. Spastik serebral palsi En sık görülen tiptir. Spastisite kasların tutuk ve gergin olması demektir.

Kaslar, beynin hasarlı bölgesinden uygunsuz emirler aldıkları için olması gerekenden daha serttir. Atetoid serebral palsi kontrol edilemeyen hareketleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bu kontrol yetersizliği, özellikle harekete başlama anında çok daha belirgin olabilir. Çocuğun oyuncağını veya kaşığı kavramaya çalışmasıyla istek dışı hareketler artar. Bu tipte kaslar çok zayıftır ve taşıma esnasında çocuğun pelte gibi olduğu hissedilir. Ataksik serebral palsi en az görülen tiptir. Denge bozuklukları ile seyreder. Serebral palsi, tutulan vücut bölgesine göre farklı isimlerle tanımlanır;

  • Hemipleji: Vücudun aynı tarafındaki kol ve bacak etkilenmiştir.
  • Dipleji: Her iki bacak daha çok etkilenmiştir. Genellikle kol ve el fonksiyonlarında da az etkilenme söz konusudur.
  • Kuadripleji: Her iki kol ve bacakla birlikte gövde de tutulmuştur. Yüzdeki, ağız çevresindeki ve yutkunma ile ilgili kaslarda da etkilenme olabilir.

Uzay terapisi, kökenini astronotların uzayda ki yer çekimsiz ortamda karşılaşacakları olumsuz durumları önlemek için özel olarak geliştirilen “Penguin Suit” isimli bir kıyafetten alır. Bu kıyafet, yer çekimsiz ortamda kaslara ve kemiklere yeteri kadar yük binmediği için oluşabilecek kas atrofisi ve kemik erimesi gibi olumsuz durumları önlemek adına vücudun büyük eklemlerine basınç verilmesi mantığına dayanır.  Suit isimli kıyafetin bu olumlu etkisi sayesinde, beyin ve kaslar arasında sürekli devam edecek iletişim hastanın vücut farkındalığına olumlu etkiler yaratmaktadır.

Uzay terapisi, suit isimli kıyafetin yanı sıra Evrensel Tedavi Ünitesi’ni de içerir. Kafes şeklindeki tedavi ünitesine alınan hastalar özel elastik bantlarla bağlanır ve bağlanan bantlara gerekli olan gerilim verilir. Oluşan gerilim kuvveti sayesinde yer çekimi ortadan kaldırılır, hastanın normalde yapamadığı birçok hareketi yer çekimi olmadan yapması sağlanır. Eklemler, kaslar, bağlar ve eklem kapsülünün iç dengesi ne kadar iyi olursa kasların ve vücut kısımlarının dizilim ve uyuşması da o kadar doğru olur. Böylece bu kötü döngü kırılır ve yanlış olan şey yerini yeni doğru bilgiye bırakır. Uzay terapisinde kullanılan suit isimli kıyafetin faydaları şunlardır;

  • Kas ve tendonlardaki içdengeyi geliştirir.
  • Bozulmuş refleksleri azaltır.
  • Bedenin genel duruşu ve düzgün hareket biçimini yeniden inşa eder.
  • Harici denge sağlar ve zayıf kasları destekler.
  • Vücudun görünüşünü düzeltir.
  • Denge sistemini olumlu etkiler.
  • Merkezi sinir sistemini yeniden eğitmek üzere beyni uyarır.
  • Dokunsal ve duyusal uyarı sağlar.

Uzay terapisi, Serebral palsi, felç, spinal kord yaralanmaları, travmatik beyin hasarı ve nöromusküler hastalıklar gibi birçok durumda kullanılır. Yoğun ve özgün bir egzersiz programına dayanan Uzay Terapisi’nde egzersizler, günde 3-4 saat, haftanın 5 günü ve 3-4 hafta boyunca uygulanır.

Uzay Terapi Ünitesi ve Uzay Terapi Metodu Hakkında

Uzay Terapi Metodu, serebral palisi, gelişim geriliği travmatik beyin yaralanması gibi nörolojik bozukluklar için en doğru terapi biçimidir. Bu yöntem, farklı teknik ve methodların en iyi özelliklerini birleştirir ve temelleri egzersiz fizyolojisine dayanan sağlam bir mantığı vardır. Bu tedavide anahtar nokta, katılımcının kendi ihtiyaçlarına, güç ve zaaflarına dayanan bir kuvvetlendirme programı olmasıdır. Artan kuvvet, genellikle kendini günlük yaşam aktivitelerinde etkin olarak gösterir.

Uzay Terapi Metodu, yoğun ve spesifik bir egzersiz programına dayanıyor. Tedavide patolojik reflekslerin elenmesi ve yeni, doğru ve işlevsel hareket bileşimlerinin yerleştirilmesinin çok büyük bir önemi vardır.

Bu özel metod, vücudu mümkün olduğu kadar normale yakın bir şekilde düzeltir. Doğru postüral düzgünlüğü yeniden sağlamanın, kas tonusu, duyu ve vestibular fonksiyonu normalize etmede çok önemli bir rolü vardır.

Uzay Terapi Egzersiz Ünitesi, istenen hareketleri izole etmek ve bu hareketten sorumlu kas gruplarını kuvvetlendirmek için kullanılır. Uzay Terapi Egzersiz Ünitesi, hareket açıklığı, kas ve eklem esnekliğinin yanında fonksiyonel becerilerin kazanılmasını da sağlar. Uzay Terapi Metodu, her bireyin büyüme ve gelişimini arttıran yapısal bir programdır.

Ortostatik Terapi Giysisi

Uzay Terapi Metodu’nda kullanılan birincil araçlardan biri, Ortostatik Terapi Giysisi denilen yumuşak dinamik propioseptif ortezdir. Elastik bant sistemi sayesinde birbirine bağlantılı; başlık, yelek, diz yastıkları ve ayakkabı bileşenlerini içeren bu giysi, çocuğun ilerleme ve gelişimini hızlandırmak için yoğun egzersiz programı ile kombine edilmiş, güvenilir ve etkili bir araçtır. Ortostatik Terapi Giysisi’nin özellikleri ise şöyledir:

  • Propriosepsiyonu geliştirir.
  • Patolojik refleksleri azaltır.
  • Bedenin genel duruşu ve düzgün hareket paternlerini yeniden inşa eder.
  • Harici denge sağlar ve zayıf kasları destekler.
  • Vücudun görünüşünü düzeltir.
  • Vestibular sistemi etkiler.
  • Merkezi sinir sistemini yeniden eğitmek üzere beyni uyarır.
  • Dokunsal ve duyusal uyarı sağlar.
  • Konuşmanın kazandırılması ve akıcılığını sağlar.
  • Vücudu ağırlık şeklinde basınçla yükler.
  • Yeni öğrenilen hareketler ve fonksiyonel becerilerin gelişimini hızlandırır.

Endikasyonları:

  • Serebral palsili çocuklar
  • İnme (felç) hastaları
  • Travmatik beyin yaralanmaları
  • Omurilik hasarları
  • Nöromusküler hastalıklar

Tipik Yoğun Egzersiz Programı:
Günde 3-4 saat, haftada 5 gün (3-4 hafta)
İlk hafta: Tonus azaltılması üzerinde çalışma, patolojik hareket kalıplarını azaltma, aktif düzgün hareket kalıplarını arttırma ve genel kuvvetlendirme
İkinci hafta: Hareketlenen sorumlu spesifik kas gruplarının kuvvetlendirilmesi üzerinde çalışma
Üçüncü hafta: Artan kuvvet ve dayanıklılığı kullanarak çocuğun fonksiyonel seviyesini geliştirme (oturma, emekleme, yürüme)

Nasıl Etkili Oluyor:

  • Patolojik hareket kalıplarını azaltır
  • Kuvveti arttırır
  • Kas kontrol ve koordinasyonunu arttırır
  • Dayanıklılığı arttırır
  • Fonksiyonel aktiviteleri arttırır (oturma, emekleme, yürüme gibi)

Bölüm Doktorlarımız

Uzm .Dr. Gültekin UZUN

PROFİL DETAY

Fizyoterapist Ahmet DEMİR

PROFİL DETAY

Fizyoterapist Mehmet DEMİR

PROFİL DETAY