Serviks kelimesi Latince’de”boyun” anlamına gelmektedir ve Uterus’un gövdesi ile vaginayı birleştiren boyun kısmını tanımlar. Serviks kanseri, Rahim ağzındaki hücrelerin normal control mekanizmalarından kurtularak aşırı çoğalmaları, bunun sonucunda çevre ve uzak dokulara yayılabilme potansiyeli kazanmaları durumudur.

Serviks kanseri, kadın kanserleri arasında tüm dünyada meme kanserinden sonra ikinci sırada gelmektedir. Her yıl tüm dünyada yaklaşık 500.000 kadın serviks kanserine yakalanırken, yaklaşık 250.000 kadın ise serviks kanserin bağlı ölmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde serviks kanseri, kanser ölümlerinin önde gelen sebebidir.Ancak smear gibi tarama yöntemlerinin yaygınlaşması ile görülme sıklığı giderek azalmaktadır.20 ile 80 yaş arasında bütün kadınlarda görülebilir.

Risk Faktörleri

Uzun yıllar serviks kanserinin cinsel temas ile bulaşan bir hastalık olduğu düşünülmüştür. Buna sebep 1842 de bir araştırmacının rahibelerde bu hastalığın ortaya çıkmadığını gözlemlemesidir. 1953 yılında yapılan bir çalışmada hayat kadınlarında görülme sıklığının normal kişlere göre daha fazla olduğunun saptanması bu fikri güçlendirmiştir. Monogamik yani tek eşli yaşamın ağır bastığı Müslüman ülkelerde Yahudilerde ve koyu katoliklerde de az görülmesi yine bu fikrin lehinedir.Ancak bu toplumlardan gelişmiş ükelere göç edenlerde hastalığın artış göstermesi çevresel faktörlerin de etkisini gündeme getirmektedir. Cinsel yaşamın 20 yaşından önce başlaması, 2 den fazla partner, düşük sosyoekonomik düzey, partnerin birden fazla kişi ile cinsel temasda bulunması, HSV ve HPV türü virüsler risk faktörlerini oluşturur. Sigara da önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Semptomlar ve Bulgular

Rahim ağzı kanseri ilk etapta fazla bulgu vermez. En sık bulgu lekelenme şeklinde gerçekleşen ara kanamalar, cinsel ilişki esnasında veya sonrasında lekelenme veya kanama, hastalık ilerledikçe tümörün büyümesine nekroze (canlılığını kaybetmesi) olmasına ve enfeksiyona bağlı kötü kokulu akıntı, çevre dokulara yayılıma bağlı bacakta, kasıklarda ve bel bölgesinde ortaya çıkan ağrı, bacakta şişme şeklinde kendini gösterebilir. Ağrı, bacakta şişme ve idrar yollarında genişleme üçlemesi kötü bir işarettir ve hastalığın iyice ilerlediğini gösterebilir. Ayrıca hastalık ilerlediğinde etkilediği bölgelere göre idrarda kanama, rektal kanama, kabızlık şikayetleri de görülebilir. Serviks kanseri daha çok lokal, bölgesel ve lenf yoluyla yayılan bir hastalık olmakla beraber kan yoluyla uzak organ metastazları olduğunda etkilenen organa göre bulgular da verebilmektedir.

Önemli olan hastalığın bulgu vermeye başlamadan henüz prekanseröz (kanser öncüsü) lezyon aşamasında yakalanıp tedavi edilmesidir. Bunun için Pap smear sıvı bazlı thin-prep testi veya HPV DNA testleri ile serviks kanserine karşı uygulanan tarama testlerini düzenli olarak yaptırmak yeterlidir. Serviks kanseri tarama testlerine 21 yaşından itibaren veya cinsel ilişkiye başladıktan sonraki 3. Yıl itibarı ile başlamak gerekir. Yılda bir yapılan pap smear testlerinin sonuçları temiz çıktığı takdirde 2-3 yılda bir testler hayat boyu tekrar edilmelidir.

Tanı

Tanı için en önemli yöntem serviks dokusundan gerekirse kolposkopi (rahim ağzının kamera ile 30 kata kadar büyütülerek incelenmesi) eşliğinde biyopsi alınmasıdır. Biyopsi aşamasına gelmeden önce şikayeti olan hastanın veya şikayeti olmayan ancak pap smear testi sonucunda anormallik tespit edilen veya gözle görülen lezyonu olan hastalarda öncelikle hekim tarafından yapılan pelvik muayenenin önemi büyüktür. Muayene ve smear bulgularına göre direkt biyopsi veya kolposkopi eşliğinde biyopsi yapılabilir.  Bazen kolposkopi eşliğinde alınan biyopsi bulgularına göre tanı koymak için rahim ağzının daha geniş bir bölümünün koni şeklinde çıkartıldığı “konizasyon” işlemini yapmak gerekebilir.

Evreleme Optimal bir tedavi için hastalığın evresinin tam ve doğru olarak saptanması gerekir. Bugün için kabul edilen evrelemede 5 kademe kullanılır. En erken evre Evre 0, en ileri evre de evre 4 dür. Burada uzak organlara metastaz (yayılım) bulunur. Her evre kendi içinde alt evrelere ayrılır (Evre 1a1, Evre 2a gibi). Evreleme klinik olarak, yani muayene, sistoskopi (mesanenin gözlenmesi), rektoskopi, ilaçlı böbrek filmi (IVP), radyografi ve bilgisayaralı tomografi sonuçlarının bir arada değerlendirilmesi ile yapılır. Ultrasonografinin evrelemedeki rolü sınırlıdır. Bazı yazarlara göre de uygun bir evreleme için cerrahi olarak hastayı değerlendirmek gerekir. Ancak bu fikrin taraftarı azdır.

Tedavi Tedavide prensip olarak Evre 2b ve üzerindeki hastalara ameliyat yapılmaması fikri hakimdir. Evrelere göre önerilen tedavi şekilleri şunlardır:

  • Evre 0

Konizasyon veya basit histerektomi (rahim alınması)

  • Evre 1a1

Lenf ve damar yayılımı yoksa Konizasyon veya basit histerektomi

  • Evre 1a2- Evre 2a

Geniş ve radikal histerektomi

  • Evre 2b ve üstü

Radyoterapi

Günümüzde uygulanan radikal histerektomi oldukça büyük bir ameliyattır. Amaç kanseri sınırlarının ötesinde sağlam dokulardan da geçerek damarları ve lenf yolları ile birlikte çıkarmaktır.Eğer bunda başarılı olunamayacaksa radyoterapi uygulamak cerrahiden daha iyi sonuçlar verir. Bazı yazarlara göre de hastalığın evresi ne olursa olsun 50 yaşından büyük hastalar cerrahi yerine radyoterapi ile tedavi edilmelidirler, ancak bu fikrin savunucuları giderek azalmaktadır. Bu azalmanın nedeni anestezi alanındaki gelişmelerdir.

Tedavide yaygın olarak kullanılan bir başka yöntem de cerrahiye ek olarak radyoterapi uygulamaktır. Radyoterapi serviks kanserinin her evresinde kullanılabilir. Burada amaç cerrahi ile ulaşılmayan kanserli hücrelerin tahrip edilmesidir. Son yıllarda serviks kanserinde kemoterapi de denenmektedir ancak yararı hala daha tartışmalıdır.

Hastalığın gidişatı ve sağkalım Serviks kanserinde prognoz yani hastalığın gidişatı pekçok faktöre bağlıdır. Bunlar hastalığın evresi, lenf nodu tutulumu, tümörün büyüklüğü, damar tutulumu, hücre tipi, hücrenin DNA içeriği gibi faktörlerdir. Hastalığın evresine göre 5 yıllık sağkalım oranları şu şekildedir.

  • Evre 1

% 85

  • Evre 2

% 66

  • Evre 3

% 39

  • Evre 4

% 11

Hastalığın takibi esnasıda nüks ortaya çıkarsa prognoz çok kötüdür ve hastaların %80’i kaybedilir. Nüksler genelde ilk 2-3 yıl içinde görülür. 5 yıldan sonra oldukça nadirdir.

Serviks kanseri son derece öldürücü ve tedavisi güç bir hastalık olmasına rağmen düzenli kontroller sayesinde çok erken dönemde fark edilebilen ve kolaylıkla hatta çoğu zaman ameliyata bile gerek kalmadan tedavi edilebilen nadir kanserlerdendir.