Tiroid Kanseri

10.05.2016

TİROİD NODÜLLERİ VE TİROİD KANSERİ

            Tiroid, boyun ön yüzünde trakeayı( nefes borusu ) saran kelebek şeklinde, iki lobu olan, 20 – 40 gr. arasında ağırlığı olan bir salgı bezidir.

Dışarıdan alınan İyot' dan troid hormonu yaparak depolayıp salgılar. Tiroid hormonu başta metabolizma olmak üzere çeşitli sistemlere ait organları etkilemektedir.

            İnsanlarda yapılan otopsi çalışmalarında toplumun % 8 ' inde tiroidde nodül olduğu gösterilmiştir. 50 yaş üzeri kadınlarda % 15 oranında bir veya daha fazla nodül varlığı bildirilmiştir.

            25 yaş altı ve 60 yaş üzerindeki soliter ( tek ) nodüllerin kanser olma oranı % 60 ' a kadar çıkmakta olup, genç erkeklerdeki nodüller kadınlara göre daha fazla kanser riski taşımaktadır. Tiroid sintigrafisinde İyot tutmayan tek soğuk nodüllerin kanser olma riski % 20 'dir. Hipertiroidi  ( zehirli guatr ) ile birlikte tiroid nodülü olan bir kişide ise kanser olma riski son derece düşük olup % 0,1 - % 1 arasındadır.Tiroid kanserlerinin çoğunda tiroid hormon düzeyleri normal sınırlardadır.

            Toplumda tiroid kanseri görülme oranı her yıl milyonda 40-50 olarak bildirilmekte olup, tiroid kanserinden ölüm oranı ise her yıl milyonda 6 kişidir. Tiroid kanserinden ölüm oranı diğer kanser türlerine göre oldukça düşük olup, 35. sırada yer almaktadır.

            Geçmişte baş ve boyun bölgesine düşük dozda radyasyon uygulanan tiroid nodülü bulunan kişiler daha yüksek kanser riski taşımaktadır. Nükleer patlama sonucu radyasyona maruz kalanlarda tiroid nodüllerinde ve tiroid kanserinde artış olduğu gözlenmiştir. Yapılan araştırmalarda radyasyon almamış kişilerde tiroid nodüllerinde % 14 kanser saptanırken, radyasyona almış olanlarda % 40 oranında tiroid kanseri saptanmıştır. Radyasyona maruz kalan kişilerde uzun süren bir sessizlik döneminden sonra hem benign ( iyi huylu ) hemde malign ( kötü huylu, kanser ) nitelikli nodüllerde artma olduğu gösterilmiştir. Bu nodüllerin ortaya çıkması için 25 yıl gibi bir zaman geçmektedir, hatta 40 – 50 yıl sonra bile tiroid kanseri görülen olgular bildirilmiştir.

            Ailesinde 1 kişide Medüller tiroid kanseri olan kişiler de risk altında olup, bunların % 50 ' sinde hastalık görülmektedir.Radyasyon ve ailesel faktörler dışında ; hastadaki mevcut nodülün son zamanlarda hızla büyümesi, tiroid bezinin bitişiğinde ve boyunda anormal lenf bezlerinin bulunması, nodülün sert ve düzensiz olması, bilinen tiroid nodülü bulunan bir kişide ses kısıklığının ortaya çıkması, yutma güçlüğü ve nefes darlığı bulunması, cinsiyet ve yaş dikkate alınması gereken faktörlerdir.

            Tiroid nodülünün çapı ile tiroid kanseri görülmesi doğru orantılıdır. Çap büyüdükçe kanser riski artmaktadır.  Tek palpable ( ele gelen ) nodülde kanser riski % 12 iken, birden fazla sayıda nodülü bulunan kişilerde bu oran % 3 ' tür. Kistik nodüllerde de kanser görülmektedir, çapı 4 cm. 'i geçen bu nodüllerde kanser görülme riski % 20 ' ye kadar çıkmaktadır.

            Görüntüleme yöntemleri dışında tiroid nodüllerinin kesin tanısı için ince iğne aspirasyon biyopsisi ( İ.İ.A.B. ) yapılmalıdır.

            Kanser riski taşıyan nodüller ve tiroid kanserinin tedavisi cerrahidir. Tecrübeli ellerde Total Tiroidektomi ( Tiroidin tamamının çıkarılması ) iyi netice vermektedir. Geride tiroid dokusu kalmışsa    I 131 ile ablasyon tedavisi yapılmaktadır. Tiroid kanserleri tedaviye çok iyi yanıt veren kanserlerdir. Bu hastalarda tedavi sonrası 10 yıllık ölüm oranı erken evre tümörlerde % 0,8 , ameliyat edilemeyen lokal yayılma olanlarda % 14 , uzak metastazı ( kemik, akciğer, karaciğer ) olan hastalarda ise % 70 ' tir.

            Tüm kanserlerde olduğu gibi tiroid kanserlerinde de erken tanı ve tedavinin uzun yaşamı sağlayan en önemli etken olduğu unutulmamalıdır.