blog12

Kış Ayında Beslenme

Kış ve vücut arasında ki bağ 


Soğuk havanın başlaması ile vücudumuz soğuktan etkilenmemek için biraz yağlanmak isteyebilir. Eve kendimizi atınca da uyuyana kadar atıştırmalıklar elimizin altında da olsun isteyebilir… Güneşi gördüğümüz zaman kısaldığı için kendimizi mutsuz, depresif hissedebiliriz buda beraberin de iştahımız da artışa neden olabilir. O zaman bu durumları yaşamamak için neler yapmalıyız değerlendirelim.
Bağışıklık sistemini güçlü tutmak:
Bağışıklık sistemi kompleks bir yapıya sahiptir. Vücut direncini artırmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek tek bir besin ögesiyle mümkün olmaz. Yeterli ve dengeli beslenmek, bütün besin ögelerinden vücudun ihtiyacı kadar almak bağışıklık sistemini desteklemenin en temel yollarından biridir. Bunun dışında bazı besinler bağışıklık sistemini güçlendirmede içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde diğerlerinden daha fazla yarar sağlayabilirler. Meyve sebze tüketiiminin artırılması önemli. Elma, armut, nar, portakal, kivi, mandalina ve greyfurta mutlaka yer ayırın. Anti-oksidan kapasitesi oldukça zengin olan nar, önemli miktarda potasyum, lif, A ve C vitamini, niasin içerir. Zengin vitamin ve mineral içeriğiyle kış mevsiminin vazgeçilmezleri arasından yer alır. Ayrıca nar, bağışıklık sistemini de güçlendirdiği için gribe karşı koruyucu olarak tüketilir.


Protein içeren besinler
Hasta olmadığınız zamanlarda dahi vücudunuzu güçlü tutmak için proteine ihtiyaç duyarsınız. Vücudunuz proteini güç kazanmak ve aynı zamanda sahip olduğu gücü de korumak için kullanır. Bu açıdan yağsız kırmızı et, kümes hayvanları, balık, sebze, süt ürünleri, yumurta, kuruyemiş ve tohumlar iyi birer kaynaktır.
Et, süt ve balık aynı zamanda güçlü bir bağışıklık destekçisi olan B12'yi içermektedir. Selenyum ve çinko gibi mineraller de bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olmaktadır. Bu mineraller protein açısından zengin yiyecekler olan fasulye, kuruyemiş, et ve kümes hayvanlarında mevcuttur.


Enfeksiyonla savaşan diğer besinler hangileridir?
Glutatyon, enfeksiyonla mücadelede bağışıklık sistemini güçlendirir. Kış aylarında tezgahlarda bulacağımız glutatyon içeren besinler; kıvırcık lahana, pazı, karalahana ve brokoli de enfeksiyonla mücadele eden besinler arasındadır.


Cilt için yağlı balıklar ve badem:
Sıcaklıkların düşmesi ve nemin azalması cildin kurumasına sebep olur. Diyette yapılan değişiklikler, vücudun kurumasını engelleyebilir. Bunun için ilk önce sağlıklı yağları tüketmeye başlamalısınız. Yağlar, hücreleri koruyucu etki gösterir, eğer çok az miktarda yağ tüketiyorsanız derinizde çatlaklar oluşabilir. Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin somon, orkinos gibi balıkları özellikle kış aylarında haftada 2-3 gün tüketmeye özen gösterin.Yeterli E vitamini almak da önemli çünkü E vitamini deriyi koruyucu etki gösteren besin öğesidir. Badem, kabak çekirdeği ve bal kabağı kaynakları arasında. E vitamini yetersizliği derinin dokusunu ve kalitesini etkiler.


Kış depresyonu:
Bazı araştırmalar, depresyon vakalarının yüzde 14’ünün kışın ortaya çıktığını gösteriyor. Güneş ışınlarının azalması, havaların soğukluğu süreci hızlandırabilen faktörler. Omega-3 yağ asitlerinin eksik olması, sizi depresyona karşı korumasız hale getirebilir. Anti-depresan etkili bir beslenme planı, bol miktarda balık ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin diğer besinleri (ceviz, keten tohumu, semizotu) içermelidir.

D vitamini seviyenizi ölçtürün
Yapılan araştırmalar D vitaminin bağışıklık sistemini desteklemede önemli rol oynadığını söylüyor. Yeterli ve dengeli beslenerek bütün vitamin ve mineralleri ihtiyacımız kadar alabiliriz. Ama bu bazen D vitamini için geçerli olmayabilir. D vitamininin en iyi kaynağı güneştir. Yaz aylarında bol bol güneş alabilsek de kış aylarında bu her zaman mümkün olmayabiliyor. D vitaminini yağlı balıkları, süt , karaciğer, yumurta sarısı gibi besinleri tüketerek de alabilirsiniz. Eğer hala D vitamini seviyeniz yetersizse doktor kontrolünde destek ürün kullanmayı ihmal etmeyin.


Sıvı kaybı için su:
Kuru ve soğuk hava su içmeyi isteğini azaltabilir ancak hissedilmese bile vücuttan su kaybı gerçekleşir. Kaybedilen sıvıyı yerine koymak önemli. Günlük 10-12 bardak su içmeyi ihmal etmeyelim.