blog12

Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonları

ÇOCUKLARDA İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI

İdrar yolu enfeksiyonu çocukluk yaş grubunun en sık görülen enfeksiyonlarından biridir. Çocuklarda kronik böbrek yetmezliği yapan nedenlerin en az 1/3’inden sorumlu olduğu için yakın takibi gerekir. Özellikle 5 yaştan küçük çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonu önemlidir. Çocuk, yaşı ne kadar küçükse o kadar fazla risk taşır. Erken teşhis ve tedavisi yapılmayan ve iyi takip edilmeyen idrar yolu enfeksiyonlu çocuklarda gelecekte hipertansiyon gelişmesinin yanı sıra, gebelik sırasında da sorunlar ortaya çıkabilir, böbrek yetmezliği gelişebilir. İdrar yolu enfeksiyonunun ilk atağının en fazla görülme sıklığı hayatın ilk yıllarıdır. Bebeklik döneminin ilk 3-6 ayı dışında, her yaşta kızlarda daha fazladır. Tekrarlama oranı da kızlarda fazla olup ilk 5 yılda %50’dir. Reflü, yani böbreklere doğru idrar kaçağı her iki cinste aynı olup, idrar yolu enfeksiyonu geçirenlerin %30-40’ında vardır.

Prematürelerde, zamanında doğan bebeklere göre 3 kat daha fazla idrar yolu enfeksiyonu görülür. Erkek çocuklarda, yenidoğan döneminde sünnet, idrar yolu enfeksiyon riskini en az 10-15 misli azaltmaktadır. Eğer idrar yollarında doğuştan yapısal bir bozukluk veya fonksiyon bozukluğu varsa enfeksiyon daha komplike seyreder.

İdrar yolu enfeksiyonlarında mikrop en sık şekilde aşağıdan yukarıya çıkma şeklinde yayılır. Kan yoluyla bulaşma yenidoğan döneminde fazladır. En sık idrar yolu enfeksiyonu yapan mikroorganizma da E.coli’dir ve ilk atakların %80-90’ından sorumludur. İdrar yolu enfeksiyonunun gelişmesi için hastalık yapan mikrobun, idrar yolunu döşeyen epitel hücrelerine bağlanıp idrar akışından kurtularak orada kümelenip çoğalması gerekmektedir. Dışkıdaki E.coli’lerin yaklaşık ’sı böbreklere ulaşıp üst üriner sistemde şiddetli piyelonefrit yapma özelliği taşır. Eğer şahısta bu tip mikropların tutunması için özel yerler mevcutsa enfeksiyon daha sık görülür. Bazı doku grubu özelliği olanlarda idrar yolu enfeksiyonu daha sık görülmektedir. Kan grubu B ve AB olanlarda da enfeksiyonun daha fazla görüldüğü bildirilmektedir. Aşağıdan yukarıya çıkış şeklinde enfeksiyonda bağırsaklar mikroplar için depo görevi üstlenir ve kızlarda kısa üretra, sünnetsiz erkeklerde sünnet derisi altında bakteriler çoğalır. Kadınlarda vajen içindeki faydalı doğal flora bakterinin yapışımını engeller. Erkeklerin prostat salgılarında da mikrop öldürücü özellik vardır.

Vezikoüreteral reflü

Reflü, idrarın mesaneden geriye üretere ve böbreğe kaçışı demektir. Reflü mikrobun böbreğe ulaşmasını kolaylaştırdığı gibi skar gelişmesine de katkıda bulunur. Reflü ne kadar şiddetli ise böbrek için risk o kadar fazladır. Son yıllardaki araştırmalara göre reflü genetik potansiyel taşımaktadır. Reflüsü olan çocukların özel bir şekilde, çok dikkatli ve yakın takibi gerekir. Bu hastalığın erken tanısı ve tedavisi önemlidir. Aksi halde böbrek yetmezliğine kadar gidebilen sonuçlar doğurabilir. Üroloji uzmanları tarafından değerlendirilmesi önem arz eder.

Vücudun bağışıklık sistemi idrar yolu enfeksiyonunun şiddeti ve kronikleşmesi üzerine etkilidir. İdrar yolu enfeksiyonunun gelişmesinde yaşlılık, diabet mellitus, tıkanmalar ve üriner sistem taşları da hazırlayıcı faktörlerdendir.

İdrarın özellikleri: İdrarın kendisinin mikrop öldürücü özelliği vardır. Mikrobun yapışmasını engeller. İçindeki bazı maddeler ve bağışıklık maddeleri enfeksiyonu engelleyici özelliktedir. İdrar reaksiyonu normalde asittir ve bu özellik bakterilere karşı direnci artırır. Çocuk idrarını uzun süre tutma eğiliminde ise bu, idrarda mevcut bakterinin çoğalma hızını artırır. Yani idrar yapmanın mekanik yıkama etkisi vardır.

Bol su içilmesi de mesanenin boşalmasını kolaylaştırır ve mikrobun tutunup çoğalması engellenir.

Bazı mikroplar böbrekten mesaneye idrar taşıyan, “üreter” denilen borucukların hareketini bozup, mikrobun böbreğe çıkışını kolaylaştırır.

Vücudun bağışıklık sistemi yani “immün cevap” idrar yolu enfeksiyonunun şiddeti ve kronikleşmesi üzerine de etkilidir. İdrar reaksiyonunun asit olması da bakteriye karşı direnci artırır.

İdrar yolu enfeksiyonu, mikrobun yerleştiği bölgelere göre sınıflanabilir. Sistit gibi çıkış bölgesine yakın olan enfeksiyonlar, böbreklerde yerleşen enfeksiyonlara göre daha az risklidir.

Bazen, hiç belirtisi olmayan şahıslarda, rastgele tekrarlanan idrar kültürlerinde mikrop üremesi olduğu gözlenebilir. Eğer belirti yoksa veya idrar tetkikinde belli bir sayının üstünde lokosit yoksa, bunların tedavi edilip edilmeyeceği konusunda doktorun sağlıklı bir karar vermesi gerekir.

Sistit: Enfeksiyonun mesaneye yerleştiği durumdur. Ağrılı ve sık idrar yapma, idrar kaçırma ve idrarda bakterinin görülmesi ile karakterizedir. Bakteriyel sistitlerin üçte biri tekrarlar fakat böbrekte zedelenme yapmaz, dört günde iyileşir. Şiddetli kanamayla seyreden sistitlere “hemorajik sistit” denir. Hastanın kullandığı bazı ilaçlar bunda etkili olabilir. Sistit dışında da ağrılı idrara neden olan durumlar olabilir. Genitoüriner travmaları, üretral irritasyon, alerjik reaksiyon, mantar enfeksiyonları, klamidya enfeksiyonları, uçuk virüsünün yerleşmesi veya özellikle erişkinlerde gonore (bel soğukluğu) sistit gibi belirti verebilir.

Akut piyelonefrit: Üstte, böbreklerde yerleşen enfeksiyona denir. Genellikle yüksek ateş, sırt ve yan ağrısı, küçük çocuklarda ateş, kusma, karın ağrısıyla seyreder. Daha önce idrarını tutabilen çocukta idrar kaçırma görülebilir.

Kronik piyelonefrit: Genellikle reflü sonucu gelişir. Kronik böbrek yetmezliği tablosunu oluşturur. Çocuklarda gelişme geriliği, hipertansiyon ve proteinüri yapan nedenler arasında yer alır.

 

İdrar yolu enfeksiyonu belirtileri

Belirtiler yaş grubuna göre değişir.

Yenidoğan ve süt çocuklarında: Yüksek ateş, düşük ateş, büyüme geriliği, kusma, ishal, sepsis, huzursuzluk, aktivite azlığı, sarılık, kötü kokulu idrar, iyileşmeyen genital pişikler.

Okul öncesi çocuklarda: Karın ağrısı, kusma, ishal, kabızlık, anormal işeme şekli, kötü kokulu idrar, ateş, büyüme geriliği.

Okul çağı: Sık idrar yapma, ağrılı idrar yapma, karın ağrısı, idrarını tutamama veya gece idrar kaçırma, kabızlık, kötü kokulu idrar, ateş.

Adölesan (ergenlik): Ağrılı idrar, sık sık idrar yapma, ani idrar kaçırma, karında ağrı veya rahatsızlık hissi.

 

Anne evde ilk olarak ne yapmalıdır?

  • Eğer çocuğunuz idrar yaparken ağrıdan şikayet ediyorsa önce ateşini ölçün.
  • İdrarının bulanık olup olmadığını ve kötü kokup kokmadığını kontrol edin.
  • Çocuğunuza bol miktarda su ve sıvı gıda içirin.
  • Eğer yan ağrısı ve böğür ağrısı varsa arkasına sıcak kompres yapın.

 

Doktora ne zaman başvurmalı?

Çocuğunuz idrar yaparken ağrısı varsa derhal doktora başvurun.

Doktor ne yapar?

Çocuğunuzu muayene edip, idrar tetkiki ve idrar kültürü ister ve en muhtemel mikroba karşı en etkin olabilecek ilacı verir. Çocuğun enfeksiyonunun şiddetine ve tekrarlama durumuna göre gerekli tetkikleri organize eder.

Pediatrik ürologlar tarafından bu hastaların mutlaka değerlendirilmeleri gerekir. Altta yatan bir ürolojik hastalığın cerrahi ya da medikal tedavisinin yapılması ve takib edilmesi ilerleyen dönemlerde çocukların sağlıklı büyümeleri ve bu hastalıkların erken teşhis ve tedavisinin yapılması en önemli husustur.

 Enfeksiyonu önlemek için anne ne yapabilir?

  • Çocuğunuz sizi anlayabilecek kadar büyükse tuvaletten önce ve sonra ellerini sabunla yıkamayı öğretin
  • Tuvaletten sonra önden arkaya doğru temiz suyla yıkayıp, kurulamayı öğretin. Çocuk su bulamayacak ortamda ise veya beceremiyorsa tuvalet kağıdıyla önden arkaya doğru temizlik öğretin.
  • İdrar yolu enfeksiyonu sık tekrarlıyorsa çocuğunuzu ayakta, duş şeklinde yıkayın.
  • Tekrarlayan sistitlerde çocuğunuzda bağırsak paraziti, özellikle kılkurt olabileceğini aklınızda bulundurun.